Category Archives: Hocalarımdan ve kendi hocalık anılarımdan

EVDE ZORUNLU KAR TATİLİ, ELEKTRİK DİREKLERİ, GÜNEŞ TUTULMASI, PİNK FLOYD, SARIKAMIŞ, ZİGANA’DA DİABET KAMPI, İSMAİL TÜRÜT. ORTAYA KARIŞIK BİR KIŞ MASALI.

 

Bu yılın ilk haftası gerçekten ilginç gökyüzü olayları ile dolu geçiyor. Mesela 3 ocak günü; günberi yani dünyanın yörüngesi üzerinde güneşe en yakın olduğu gün idi. Altı  ocak günü ise dünyanın bazı yerlerinden görünecek tam güneş tutulması gerçekleşti. Biz tutulmayı görmedik ama güneş tutulmaları yeniay günlerinde olduğuna göre gök yüzünün en karanlık olduğu günlerden biriydi.

Continue reading… →

HİLAL MOCAN, BİR ULUSAL KONGRE, BU KEZ BİR GURUP ÖĞRENCİMİZLE BİRLİKTE SAHNEDEYİZ.

Madem ki, Hilal Mocan ile başladım, biraz daha onunla devam etmekte fayda vardır. Her an gırgır, şamata yaptık sanılmasın. Benim Trabzon’a yeni döndüğüm ve KTÜ’de çalışmaya yıllardı.  Hilal Mocan KTÜ, Çocuk Sağlığı ve Hastalıklar ana Bilim Dalı başkanıydı. Yılını tam olarak hatırlayamamakla birlikte doksanlı yılların ilk yarısında gene ne yazık ki kaçıncısını yaptığımızı hatırlayamadığım bir Milli Pediatri Kongresi yapmıştık. Organizasyon yeteneğimizin sonuna kadar sınandığı bir deneyimdi.

Continue reading… →

HİLAL MOCAN İLE DAYANMADIK NE PARTENON NE PENTAGON KAPILARI BIRAKTIK

Geçen ay Trabzon’daydım. KTÜ’de de biraz zaman geçirdim doğal olarak. Hatta önümüzdeki yıl eski/yeni hocaları, asistanları bir araya getirdikleri  bir bilimsel toplantı yapmak niyetleri varmış. Ben tabii hemen gitmek için söz verdim. Ne de olsa en eski hocalardan biriyim. Ben gittiğim zaman sadece Tahsin Teziç ve Asiye Nuhoğlu hocalar KTÜ pediatri’den ayrılmıştı. Tahsin hoca endokrinci olduğu için meslek hayatım boyunca onunla bir hayli görüştük. Asiye hocayı ise Trabzon’a geldiği birkaç seferde tanıdım.

Continue reading… →

İNSANOĞLU ÇİĞ SÜT EMMİŞ, KİMİNE NE YAPSAN YARANAMAZSIN, KİMİNE TEK BİR SÖZÜN YETER

Bu gün hastalarımdan birinin annesinden bir mail aldım. Bundan 20 yıl önce çocuğunu bana muayeneye getirmiş, ağlaya ağlaya daha önceki doktorun yaptırdığı sonuçları göstermiş. Ben de ona ‘’ağla ağla, benim omuzlarıma sümüklerini silen ilk anne değilsin, sonuncu da sen olmayacaksın’’ sonra da ‘’merak etme senin çocuğuna geç tanı koyulmasına rağmen hiçbir problemi kalmayacak’’ demişim. Ne hastayı ne de bu olayı hiç hatırlayamadım ama gayet bana ait bir cümle gibi duruyor, kesin söylemişimdir.

Continue reading… →

ELAZIĞ, ARICAK KÖYÜNÜN İLÇE YAPILDIĞI ZAMANLAR, BİR İYOT SAHA ÇALIŞMASI, TARAMA YAPTIĞIMIZ KÖY OKULUNDA YAŞANAN DEHŞET

 

Elazığ’da mecburi hizmet yaparken çok önemli vakalarla da karşılaşmıştım. Arıcak adındaki bir köyden gelen bebeğe konjenital kretenizm tanısı koymuştum. Bebekte o kadar ağır bulgular vardı ki, o güne kadar tıp kitaplarında resmini gördüğüm en ağır vakadan bile daha ağır durumdaydı.

Continue reading… →

BİR ASİSTAN (NALAN ÜÇÜNCÜ), BİR HEMŞİRE (AYŞE GÜVERCİN), BİR BEN, BİR DE TANI KOYARKEN HİKAYE ALMANIN ÖNEMİNİ VURGULAYAN BİR HASTAMIZ.

Süt çocuğu servisinin konsultanı iken, iki haftalık bir rapor almak zorunda kalmıştım. Bu iki hafta boyunca yerime bir başka arkadaşım bakmıştı. İşe başladığım zaman hastaların hepsi yeni hastaydı. Yeni bir servisi devir aldığım zaman, asistanlarımın zamanlarının ne kadar kıymetli olduğunu bildiğim için vizitin normalden uzun sürmesini istemezdim. Genellikle asistanlarla bir saatlik bir servisi tanıma viziti yapar, sonra gerekli gördüğüm hastaların üzerinde biraz daha zaman harcardım.

Continue reading… →

YAŞASIN EMEKLİLİK, YAPMAYA FIRSAT BULAMADIKLARINI YAPMA, BAZEN YENİ, BAZEN DE ESKİ HEVESLERİ YAŞAMA VAKTİDİR ŞİMDİ

Çanakkale’de birkaç Hacettepe 81 mezunu arkadaşım var.  Bundan birkaç ay önce Semra, Çanakkale’deki bütün sınıf arkadaşlarımızı bir kahvaltıya davet etti. Bu öyle sıradan bir davet değildi, sırf bu sabah için, çok sık kullanmadığı yazlık evini ayarladı. Tam da hani o masalara sığmayan, klasik  Türk kahvaltısı hazırladı.

Continue reading… →

Show Buttons
Hide Buttons