Category Archives: Hocalarımdan ve kendi hocalık anılarımdan

ELAZIĞ, ARICAK KÖYÜNÜN İLÇE YAPILDIĞI ZAMANLAR, BİR İYOT SAHA ÇALIŞMASI, TARAMA YAPTIĞIMIZ KÖY OKULUNDA YAŞANAN DEHŞET

 

Elazığ’da mecburi hizmet yaparken çok önemli vakalarla da karşılaşmıştım. Arıcak adındaki bir köyden gelen bebeğe konjenital kretenizm tanısı koymuştum. Bebekte o kadar ağır bulgular vardı ki, o güne kadar tıp kitaplarında resmini gördüğüm en ağır vakadan bile daha ağır durumdaydı.

Continue reading… →

BİR ASİSTAN (NALAN ÜÇÜNCÜ), BİR HEMŞİRE (AYŞE GÜVERCİN), BİR BEN, BİR DE TANI KOYARKEN HİKAYE ALMANIN ÖNEMİNİ VURGULAYAN BİR HASTAMIZ.

Süt çocuğu servisinin konsultanı iken, iki haftalık bir rapor almak zorunda kalmıştım. Bu iki hafta boyunca yerime bir başka arkadaşım bakmıştı. İşe başladığım zaman hastaların hepsi yeni hastaydı. Yeni bir servisi devir aldığım zaman, asistanlarımın zamanlarının ne kadar kıymetli olduğunu bildiğim için vizitin normalden uzun sürmesini istemezdim. Genellikle asistanlarla bir saatlik bir servisi tanıma viziti yapar, sonra gerekli gördüğüm hastaların üzerinde biraz daha zaman harcardım.

Continue reading… →

YAŞASIN EMEKLİLİK, YAPMAYA FIRSAT BULAMADIKLARINI YAPMA, BAZEN YENİ, BAZEN DE ESKİ HEVESLERİ YAŞAMA VAKTİDİR ŞİMDİ

Çanakkale’de birkaç Hacettepe 81 mezunu arkadaşım var.  Bundan birkaç ay önce Semra, Çanakkale’deki bütün sınıf arkadaşlarımızı bir kahvaltıya davet etti. Bu öyle sıradan bir davet değildi, sırf bu sabah için, çok sık kullanmadığı yazlık evini ayarladı. Tam da hani o masalara sığmayan, klasik  Türk kahvaltısı hazırladı.

Continue reading… →

KERİMAN TINAZTEPE; GENÇLİĞİMİZİN EFSANELERİNDEN BİRİ DAHA ARTIK SADECE ANILARDA YAŞAYACAK.

Gençliğimizin masal kahramanlarıydılar. Her biri bir bilgi ağacıydı, hep birlikte büyük ve muhteşem bir orman oluştururlardı. Bizler bu büyülü ormanda, hevesle çarpan kalpler, öğrenmeye aç  ruhlardık. Her birimiz bu ormandan beslendik, bilgilendik, başa çıkmayı ve mücadele etmeyi deneyimledik.

Hiç ölmeyecek gibiydiler. Ama şimdi artık hazan yaprakları gibi birer birer dökülmeye başladılar. Umarım onların bize nakşettikleri  tıbbi ve etik değerleri bizler de kendi öğrencilerimize nakledebilmişizdir.

Continue reading… →

ANNEM, KAMİL ORUÇ, MUHAMMED ÖNKİBAR VE DAHA NİCELERİ, ÖĞRETMENDEN YANA NE KADAR ŞANSLI İMİŞİM.

Sermin çocukluktaki piyano öğretmenim Kamil Oruç ile Facebookta arkadaş olmuş. Geçen gün hocamız bizim hiç görmediğimiz iki eski resim gönderdi. Birinde hocam ve benim arkamız dönük, piyano çalıyoruz, kuzenim Ahmet Dobrucalı da koltuğun kolçağına başını yaslamış, hayran hayran bizi dinliyor. Belli ki çocuğun çok dikkatini çekmiş.

Continue reading… →

Show Buttons
Hide Buttons